18 Ekim 2015 Pazar

40 Yaşından Sonra Kariyer Değişimi

Aynı sektörde onlarca yıl aynı görev ve sorumluluklarla çalıştıktan sonra işle ilgili zorluk çekmemeniz ve hatta sıkılmış olmanız doğal. 40 yaş veya daha sonrasında kariyer değişimi düşünmek korkutucu olabilir. Ancak bunu basitçe başlayarak çözebilirsiniz. En köklü değişikliklerde olduğu gibi en zor kısım basitçe başlamaktır. Kariyerinizin üçüncü bölümü aslında en heyecanlısı olabilir. Bilinmeyen korkusunun sizi yeni bir yöne gitmekten alıkoymasına izin vermeyin. Kariyer.net gibi siteler yeni bir role veya sektöre kariyer değişimi yapabileceğiniz 20.000’den fazla işe alım uzmanına ulaştırabilir. Ama öncelikle gelecek için olan kararlarınızı netleştirmelisiniz. Çünkü kariyer değişimi ciddi ve dönülemez kararlar almanızı gerektirebilir. En mutlu olacağınız iş hangisi olurdu? Kariyerinizi keşfetmek adına ipuçlarını okuyun ve profesyonel iş hayatınızı aydınlatın.


Kariyer değişimi için öneriler


Fikir haritası oluşturun


Eğer kariyer değişimi yapmakta ciddiyseniz, hayatınızda daha büyük şanslara açık olduğunuz da bir gerçek. Düşüncelerinizi organize etmek için bir harita oluşturun. Amaçlarınızı fotoğraflarıyla birlikte masaüstünde bir bilgisayar klasörü de oluşturabilirsiniz. Ya da düşüncelerle doldurulmuş bir çizim defteri… Bunu yapmak zaman kaybı değil. Bu tamamen motivasyonunuzu anlamakla ve istediğiniz şeye nasıl ulaşacağınızı bilmekle alakalı bir şey. Yani kariyer değişimi için elinizde ne var diye kontrol etmelisiniz.


Bu soruları düşünün:


  • Şu anki kariyerinizde yanlış olan nedir?

  • Sizi ne tatmin ederdi?

  • Hobileriniz ve tutkularınız nelerdir? Bunlar pazarlanabilir ve ölçülebilir yetenekler mi?

  • Yurtdışına çıkmayı düşünür müydünüz? Farklı bir şehre?

  • Hayatınızda ailenin rolü nedir? Esnek misiniz?

  • İstediğiniz veya ihtiyaç duyduğunuz hayat sitili nedir?

  • Sektör veya pozisyon değiştirmek istiyor musunuz?

  • Kendinizi beş veya on yıl içinde nerede görüyorsunuz?

Kendinizle amaçlarınız hakkında dürüst olarak bir sonraki adımlarınıza dair daha net bir konsept geliştirebilirsiniz. Fikir haritanızı oluşturduktan sonra yeni kariyerinize neden başlamak istediğinize, nasıl yapacağınıza ve nereden başlayacağınıza karar verebiliyor olmanız lazım. En büyük soru tabii ki ‘’NE’?’’


Yeteneklerinizi değerlendirin


Neyi amaçladığınızı düşündünüz ve şimdi de sıra en büyük özelliklerinizin ne olduğuna farkına varmakta. Aynı fikir haritanızda olduğu gibi, kendinize tam özgürlük vermelisiniz. Rahatlayın ve başarılarınızın, yeteneklerinizi, hobilerinizin ve aktivitelerinizin şablonunu çıkarın. Siz belki de bir muhasebeci olarak çalışmıştınız ama aslında bir photoshop uzmanısınız. Sizin özet tablolarınız en iyileri ama siz aynı zamanda arkadaşlarınız ve aileniz için düğün davetiyeleri ve broşürler tasarlıyorsunuz. Hem hobi hem de beceriler size değerli olan iş üzerinde öğrenilmiş. Sizin Reddit ve Twitter’a olan aşkınız sizi mükemmel bir marka yöneticisi yapabilir, arkadaşlarınızı giydirmeye olan aşkınız eğer bir moda şirketinde iş baksanız sizin çok işinize yarayabilir. Hiçbir ilgi veya geçmiş zaman alakasız değildir ve hiçbir yetenek gözden kaçmamalıdır. Kariyer değişimi için bu noktaları gözden geçirmelisiniz.


Ödevinizi Yapın


Bir kere yeteneklerinizin ve başarılarınızın genel taslağına sahip olduğunuzda, tutkularınız daha net hale bile gelebilir. İşte şimdi o ilgilere dayanan işi bulma zamanı. Farkında bile olamayacağınız kadar çok iş ve fırsatlar önünüzde olabilir, bu yüzden ilgi alanlarınızla eşleşen anahtar kelimeleri kullanarak biraz araştırma yapın. Pahalı ürünler satan mağazalarda çalışanların yılda 100.000 dolar ya da daha fazlasını kazandığını göz önünde bulundurun. Ya da sizi heyecanlandıran sektörlerde açık pozisyonlar, hatta sizin farkında bile olmadığınız pozisyonlar olabilir. Örneğin video oyunu endüstrisi her yıl bir milyar dolar gelir getirir. İster favori oyunlarınızı test edin, basitçe pazarlayın. Sony Playstation için çalışma ihtimalini gözden kaçırmış olabilirsiniz.


Söz konusu doğru iş için doğru adaylar bulmaya geldiğinde birçok şirket üst düzey yöneticilerini işe alırken hem bir rekabet ortamı yaratmamak hem de yetersiz adayları çekmemek adına yetenek avcıları vasıtasıyla yapar. Eğer hala yapmadıysanız, istediğiniz sektörde çalışan bir yetenek avcısıyla iletişime geçmeyi deneyin. Veya en iyi şirketlerin pozisyonları hakkında hep bilgi sahibi olmaya çalışın, ve üst düzey pozisyonları hedefleyen iş ilanlarını veren yetenek avcılarının ve işe alım uzmanlarının olduğu Linkedin’de bir hesap açmayı deneyin.


Marka değişikliğine gidin


Eğer önceden İstanbul’da bir şirket için muhasebeci olarak çalıştıysanız büyük ihtimal bütün kişisel bilgileriniz ve belgeleriniz ( CV’niz, önyazınız, websiteniz, sosyal medya profilleriniz ) hepsi benzer bir hal aldı. Eğer farklı bir sektöre girmeye çalışıyorsanız ya da öncekine göre farklı bir işlevi olan iş arıyorsanız o zaman kişisel markanızı analiz etmeniz gerekiyor. Koruduğunuz imaj nedir? Eğer daha yaratıcı bir alana yönelmek istiyorsanız o zaman belgelerinize yeni bir hava vermesi adına onları kişisel bir marka uzmanına veya grafik tasarımcıya verebilirsiniz. Eğer amacınız kendinizi yeni sektöre bir uzman olarak yerleştirmekse o zaman ilgili trend ve mevcut etkinliklerle online tartışmalar paylaşmaya ve onlara katılmaya paylaşabilirsiniz. Twitter hesabınızı ilgi alanınızı belirtmek adına kullanın ve son haberlerle güncel kalın. Bir konuşmanın parçası olarak markanızın farkındalığını arttırırsınız ve fark edilme şanslarınız gelişir.


Çevrenizi Aktive Edin


Bağlantılar her yerde, bu yüzden sunumunuzu yapmak için hazır olmalısınız. Yani bir kere bu adımları tamamen takip ettiniz mi kariyer değişimi için önemli bir adım atmış olursunuz. Şimdi vakit dışarı çıkma ve çevre kurma zamanıdır. Birçok kişi iş ararken bunu arkadaş ve ailelerine anlatmakta sıkıntı çeker. Ama yeni kariyerinize başlamak için baklayı ağzınızdan çıkarmalısınız. Profesyonel bağlantılarınız bir anda ihtimallerle dolar. Geçmişte sizin şirketinizde çalışmış olan bir gazeteci yeni pazarlama pozisyonları hakkında bazı fikirlere sahip olabilir. Basketbol oynadığınız arkadaşınızın hayalinizdeki şirkette baldızı olabilir. Komşunuz yeni emekli olmuştur ve şirket alım yapıyor olabilir. Özelliklerinize güvenen arkadaşlarınız ve profesyoneller size yeni iş bulma maceranızda yardım edebilir. İddialı olun ve şunu sürekli tekrarlayın.


Hiçbir şey sizi yeni kariyerinize giden yoldan alıkoyamaz!



40 Yaşından Sonra Kariyer Değişimi

Stres Yönetimi Eğitimi








Stres Yönetimi Eğitimi


 


Stres hayatımızın kaçınılmaz bir parçasıdır. Günümüzde toplumda en yaygın olarak kullanılan bir kelimedir. Stres her yaştan ve her meslekten kişiyi etkileyebilir. Stresten her zaman kaçamayız ancak stresi kontrol altında tutmak mümkün.


Eğitimin Hakkında


Stres yönetimi eğitimi haftada dört gün 30’ar dakikadan toplam dört ders yapılacaktır. Eğitimin internet üzerinden olması evinizde bu derse katılabileceğiniz anlamına geliyor.


Eğitimde ders notları ve testler mevcuttur. Ders notlarını bilgisayarınıza indirebilir ve günün her saatinde konu hakkında değerli bilgiler edinebilirsiniz.


Kimler katılmalıdır?


Stres yönetimi eğitimi programına stres altında yaşamını sürdüren ( muhtemelen herkes ) ve stresini kontrol altında tutmak isteyen herkes katılabilir.


Stres Yönetimi Eğitimi Süresi


Stres yönetimi eğitimi toplam bir hafta sürecektir. Haftanın ilk günü başlar ve hafta sonu sınav yapılır.


Eğitimin kazanımları


Stres yönetimi eğitimi sonunda aşağıdaki kazanımları elde edebileceksiniz.


  • Stresi kontrol altında tutabilmenin avantajlarını değerlendirebilecek,

  • Stresin üzerinizdeki etkilerini azaltabileceksiniz.

Sertifika Sınavı;


Sertifika sınavı pazar günleri internet üzerinden saat 12:00 – 23:59 saatleri arasında yapılmaktadır. Öğrenciler bu saatler arasında sınav sistemine girerek sınavlarını tamamlayabilir. Sınav test şeklinde ve çoktan seçmeli olarak yapılmaktadır.


Sertifika Kodu ya da Başarı Belgesi Alma Hakkı


İstanbul İşletme Enstitüsü sertifika kodu ya da başarı belgesi alabilmek için yapılan sınavda en az 50 puan alma şartı vardır.
















Eğitimin başlamasına kalan süre










Stres Yönetimi Eğitimi

Stres Yönetimi Uzaktan Eğitim Programı

Stres, fiziksel, duygusal ya da çeşitli koşulların değişimine karşı bir tepki ve cevap yoludur. Yaşadığımız heyecan verici ya da fiziksel saldırı karşısında vücudumuz “savaş ya da kaç” tepkisi yaratır. Bu süreçte yoğun bir stres altında kalırız. Tehlike ya da strese neden olan faktör ortadan kalktığında ve biraz dinlendiğimizde stres eski dinginliğimize geri döneriz.


Hayatımız boyunca sürekli strese neden olacak şeylerle karşılaşırız.


Stresler ikiye ayrılır:  Devam eden kronik stres ve önemli olaylar karşısında yaşadığımız stres. Stresle nasıl başa çıkacağımızı öğrendiğimizde strese neden olan faktörleri de ortadan kaldırabiliriz.


Stres yönetimi eğitimi uzaktan eğitim yöntemiyle yapılmaktadır. Stres yönetimi eğitiminde strese neden olan faktörleri nasıl ortadan kaldırabileceğimiz anlatılmaktadır.



Stres Yönetimi Uzaktan Eğitim Programı

17 Ekim 2015 Cumartesi

Etkili İletişim Nasıl Kurulur?

Her iletişim uzmanı için zor durumlar sıkça karşısına çıkar. Özellikle bir mikrofon arkasındaysa… Onun görevi mesajı olabildiğince etkili bir şekilde vermektir.


Burada dikkat etmemiz gereken önemli kelime “etkili bir şekilde”


“Etkili bir şekilde” kelimesini “istenilen sonucu üretme yolu” olarak tanımlayabilirsiniz. Bu tanımı çok seviyorum. Hazırlık yapılmadan girişilen bir iletişimin etkili iletişim olmayacağını anlatıyor. Etkili iletişim kurmak için neye ulaşmak istediğinizi düşünmelisiniz. Bu sizin aceleyle yapabileceğiniz bir şey değil. Eğer duyulmak istiyorsanız mesajınızı hazırlarken zaman harcamalısınız.


Etkili iletişim bir yapıya sahiptir. Sunum yaparken bu yapıyı sıkça kullanırım.


Bu yapının kullanılmasını da sıkça teşvik ederim. Bu daha iyi etkili iletişim kurulabilmesine yardımcı oluyor. Siz de bu basit yapıyı uygulayarak mesajınızın ya da sunumunuzun etkisini güçlendirebilirsiniz.


Etkili iletişim kurmak için bilmeniz gereken etkili iletişim teknikleri


Öncelikle bilmeniz ve anlamanız gereken bir şey var. “NEDEN”. Neden etkili iletişim kurmak istiyorum?Hayır bu değil! Mesajınızın NEDEN’i… Mesajınızın amacın açık bir şekilde telaffuz edebilmelisiniz:


Etkili İletişim Kurmak İçin Amaç:


Etkili iletişim için önemli bir noktadır. Bu nokta amacınızın bulduğunuz yer!


  • İzleyici kitlesinin sizi dinledikten sonra ne söylemesini veya yapmasını istiyorsunuz?

  • Başarmak istediğiniz şey nedir? Neden?

  • Söylemek istediğiniz şeyin kalbinde ne yatıyor?

Bir kere neyi başarmak istediğinizi bildikten sonra iş şimdi NASIL hazırlanılacağına geliyor. Mesajınızı öyle bir sunmalısınız ki potansiyel etkisini maksimuma çıkarsın. Etkili iletişim için çok önemli bir noktadır.


ZOR DURUM


İşte burası sizin izleyicinin dikkatini çektiğiniz ve direkt bağlantı kurduğunuz nokta… Yani etkili iletişim için kırılma noktası diyebiliriz.


  • İlk cümleniz dikkat toplamalı

  • Girişiniz etkin olmalı

  • Girişiniz bir soru veya ifade olabilir

  • En iyi girişler başlıklara benzerler

  • Harika bir giriş izleyiciyi büyüler

  • Açılışınızı daha büyüleyici yapmak için hangi kelimeleri kullanabilirsiniz?

KONU


İşte burası bütün gerekli detayları sağladığınız yer…


  • Burada ana mesajınızı öne çıkarmalısınız

  • Ana mesajınızı sizin amacınızı desteklemeli

Konunuzu oluştururken aşağıdakileri göz önünde bulundurmalısınız:


  • Duygularınızı paylaşın. Konu hakkında nasıl hissettiğinizi söyleyin.

  • Bakış açınızı destekleyen kişisel hikayeler paylaşın.

  • Basit ve açık bir dil kullanın.

  • Canlı resimler çizmek için tanımlayıcı sözler seçin. İnsanların kafalarında birşeyler canlansın!

KAPANIŞ


İşte burada da spesifik bir eylem veya tepki arayacaksınız:


  • Mesajınızı sonuca bağlamak için ne diyeceksiniz?

  • Dinleyicinin nasıl hissetmesiniz istiyorsunuz?

  • Dinleyicinin ne yapmasını istiyorsunuz?

  • Hatırlayacakları bir kapanış yapın

Etkili iletişim becerileri zaman alır. Sadece konuşmak kolaydır. Herkes ağzını açabilir ve ses çıkartabilir. Sonuç genel olarak amaçsız bir şekilde dolaşan sesten; başı kesilmiş bir tavuktan başka bir şey değildir. Tamamen kaos! Mesajınızı hazırlamak için vakit harcamalısınız. Düşüncelerinizi yapılandırın, böylece duyulma ihtimaliniz daha yüksek olacaktır.



Etkili İletişim Nasıl Kurulur?

16 Ekim 2015 Cuma

Özgüven Arttırma Yolları - Bilmeniz Gereken 8 İpucu

Başarılı insanlar genel olarak özgüvenlerini dışa vururlar. Kendilerine inandıkları ve ne yaptıklarını bildikleri ortadadır. Ama onları özgüvenli yapan başarıları değildir. Özgüven en başından beri oradaydı.


Bir düşünün:


Şüphe şüpheyi getirir. Siz kendinize inanmıyorsanız neden birisi fikirlerinize veya yeteneklerinize inansın ki?


Yeni zorluklara erişmek özgüven gerektirir. Korkan veya güvensiz olan insanlar konfor bölgeleri içinde kalmaya eğilimlidir. Ama konfor bölgeleri nadiren kendi kendine derinleşir. İşte bu yüzden özgüvensiz insanlar çıkışı olmayan işlerde sıkışıp kalırlar ve değerli fırsatların geçip gitmesini izlerler.


Özgüvene sahip olmayan insanlar genellikle dış koşulların elinde kalmış gibi hissederler. Başarılı insanlar engellere takılmazlar ki bu da ilk başta onların başarılı olmasının sebebidir.


Kimse sizi başarmak istediğiniz şeyden alıkoyamaz! Kendiniz haricinde… Kendinden şüphe etme bariyerini kaldırmanın zamanı geldi.


Güven; başarılı bir kariyerde kritik bir öneme sahiptir ve onu kucaklamak sizi tahmin edemeyeceğiniz yerlere götürebilir. Sıkı bir çalışma ve uygun bir rehberlikle herhangi biri çok özgüvenli hale gelebilir. Bir kere o noktayı geçtiniz mi, o duygunun içten geldiğini hissedeceksiniz.


8 Sihirli Özgüven Arttırma Yolları


Kendinize dürüst bir bakış atın.


Johnny Unitas demiş ki ‘’Kibir ve özgüven arasında bir farklılık vardır. Kibir kendiniz hakkında övünmenizdir. Özgüven o işi alabileceğinize inanmaktır.’’ Diğer anlamıyla özgüven sıkı çalışma ile kazanılır ve özgüvenli insanlar kendilerinin farkındadır. Özgüveniniz yeteneklerinizi aştığı anda kibirle aranızdaki ince çizgiyi geçmişsiniz demektir. Aradaki farkı bilmelisiniz. Özgüven arttırma buradan başlar!


Gerçek özgüven gerçekliğe çok iyi bir şekilde yerleştirilmiştir. Özgüven arttırma için yeteneklerinizin doğru ve gerçekçi bir değerlendirmesini yapmak önemlidir. Eğer becerilerinizde zayıflık varsa o becerileri güçlendirmek ve onların negatif etkilerini azaltmak için planlar yapın. Zayıflıklarınızı görmezden gelmek ya da onları birer beceri olarak görmek onlardan kurtulmanızı sağlamaz. Aynı şekilde becerilerinizin kesin bir anlayışına sahip olmak sizi meşgul ve rekabetçi çalışma ortamında yersiz geri dönüşlerden kurtarır- ve bu da özgüven yaratır.


Hayır deyin.


San Francisco’da ki California Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre siz zorluklara hayır dedikçe stres, yıpranma hatta depresyon ihtimaliniz daha yüksek ki bu da özgüven arttırma değil, özgüven yok etme olur. Özgüvenli insanlar hayır demenin sağlıklı olduğunu bilirler ve hayır diyebilecek özgüvenleri vardır. İş hayır demeye geldiğinde özgüven sahibi insanlar “yapabileceğimi düşünmüyorum” veya “emin değilim” gibi ifadeler kullanmazlar. Özgüvenli bir şekilde hayır derler çünkü yeni bir taahhüde hayır demek onların devam eden bağlılıklarını onurlandırır ve onları başarılı bir şekilde tamamlama fırsatı verir.


Patronunuzla aranızı iyi tutun.


Patronla problemli bir ilişkiye sahip olmak en yetenekli bir insanın bile özgüvenini yok edebilir. Daha da ileriye gidecek olursak özgüven arttırma ihtiyacını bile yok edebilir. Patronunuz sizi devamlı eleştirirken veya katkılarınızı küçümserken özgüven sahibi olmak zordur. İlişkinin nerede yanlış gittiğini anlamaya çalışın ve işleri eski haline döndürmek için yapabileceğiniz bir şey var mı ona karar verin. Eğer ilişki gerçekten kurtarılamaz haldeyse o zaman özgüven arttırma yerine başka bir şeye yönelme zamanı olabilir.


Küçük zaferler edinin.


Özgüven sahibi insanların çabaları küçük zaferleri getirse dahi kendilerini zorlamayı ve yarışmayı severler. Küçük zaferler beynin ödül ve motivasyondan sorumlu bölgelerinde yeni androgen alıcılar yaratır. Androgen alıcılarındaki bu artış testosteron etkisini arttırır; bu da gelecekteki zorlu işleri ele almanız adına özgüveninizi ve hevesinizi arttırır. Küçük zaferlerden oluşan bir seriye sahip olduğunuzda özgüven arttırma gibi bir hedefiniz olmaz çünkü özgüveninizdeki artış aylarca sürebilir.


Bir akıl hocası bulun.


Hiçbir şey özgüveni iyi yapılan bir iş için insana yol gösteren ve destek çıkan yetenekli ve deneyimli biri kadar yaratamaz. İyi bir akıl hocası ayna gibidir. Size gerekli olan bakış açısını verir. Bilgi özgüveni arttırır. Nerede olduğunuzu bilmek enerjinize daha etkili bir şekilde odaklanmanıza yardımcı olur. Bununla birlikte bir akıl hocası sizi organizasyonun kültürel iç çalışmalarının bazılarına yönelik eğitebilir. İşyerinizde bir şeylerin nasıl yapıldığını anlatan yazılmamış kuralları bilmek harika bir özgüven arttırma yöntemidir.


Egzersiz yapın.


Doğu Ontario Araştırma Enstitüsü’nde yapılan bir çalışmaya göre 10 hafta için haftada iki kere egzersiz yapan insanlar sosyal, akademik ve atletik olarak kendilerini daha becerikli hissediyorlar. Çalışma aynı zamanda vücut imajını ve özgüven arttırma gibi konularda egzersizin etkili olduğunu da ortaya koydu. En iyisi de, özgüvenlerindeki artışın sebebinin vücuttaki fiziksel değişimler olmasından ziyade, egzersizden gelen endorfin olması asıl farkı yarattı. Egzersiz kesinlikle yapın ve özgüveniniz ayakta kalsın. Diğer değişle; eğzersiz = Özgüven arttırma


Başarmak için giyinin


Sevseniz de sevmeseniz de nasıl giyindiğimizin insanların bizi nasıl gördüğü üzerinde büyük bir etkisi vardır. Giydiğimiz kıyafetlerin rengi, kesimi ve stili gibi şeyler, hatta aksesuarlarımız sesli bir şekilde iletişim kurarlar. Ama aynı zamanda giyiniş tarzımız bizim kendimizi nasıl gördüğümüzdür. Çalışmalar gösterdi ki insanlar baştan aşağı giyindiğinde; günlük olarak giyindikleri zamana göre farklı konuşuyorlar. Kim olduğunuzu ve sizin yansıtmak istediğiniz imajı verecek kıyafetler seçin, bu sabah hazırlanmak veya alışveriş merkezinde daha fazla vakit harcamak anlamına gelse bile.


İddialı olun, agresif değil


Agresiflik özgüven değildir, zorbalıktır. Ve güvensiz hissettiğiniz zaman istemeseniz bile agresifliğe doğru kaymak kolaydır. Agresifleşmeden kendinizi iddialı yapmayı deneyin. Bunu güvensizliklerinizi emniyete almayı öğrenene kadar başaramayacaksınız ve bu da özgüven arttırma yolunda önemli bir adımdır.


Özetlemek Gerekirse


Özgüveninizi küçümsemek veya geliştirmek sizin elinizde. Özgüven gerçekliğe dayanır. Açıkçası “en iyisini ummak” ifadesinin arkasına uzanan değişmeyen bir bilgi… Bu gerçek özgüvenin gücüdür.



Özgüven Arttırma Yolları - Bilmeniz Gereken 8 İpucu

15 Ekim 2015 Perşembe

Kadınlara Yanlış Şeyleri Söylemekten Kaçınmanın Yolları

Radyo şovları ve TV röportajlarına katılmaya bayılıyorum. Ankara’daki bir radyo istasyonu sahibi olan arkadaşım acil bir şekilde onun şovuna gelmemi rica etti. Radyonun yeni çalışanlarından birisiyle cinsiyet kodlaması hakkında konuşmamı istedi. Bende kabul ettim. Çünkü bunu fırsat bulduğum her yerde anlatıyorum. Arkadaşım bu kişinin yeni başlamış olan ilişkisinin tehlikede olabileceğinden endişeli, çünkü o bir erkek. Farkında olmadan yanlış şeyler söylemesi muhtemel olan, sadece bir erkek.


Cinsiyet kodlaması saptamam aslında tamamen gündelik hayattan ibaret. Erkekler ve kadınlar arasındaki iletişimin nasıl yanlış yorumlanabileceğinden bahsediyorum. Size yaygın bir örnek vereceğim ve sizde benim ne demek istediğimi hemen anlayacaksınız.


Erkek ‘’sana yardım etmeme izin ver’’ der. Kadın cevap verir ‘’yardım mı edeceksin? Bunlar senin çocukların, senin evin, senin akşam yemeğin, sen kendi payına düşeni yapıyorsun. Bana yardım etmiyorsun.’’


Bam! Bir anda adam gözden düştü.


Peki ne oldu? Erkek yardım etmeyi teklif etti ve bunun için bir araba fırça yedi. Eğer kadınlar erkeğin yaptığı şeyleri takdir etmiyorsa ve ne zaman erkek kadına yardım etmeyi teklif etse; kadın bütün işi kendi başına yapmak zorunda. Eğer bir önceki cevabı verirse… Kadın ona böyle davrandığında neden iyi bir erkek olmaya devam etsin ki?


Tamamen anlıyorum.


Şimdi baştan alıyorum.


Kadın bütün gün çalıştıktan sonra çocukları okuldan alır. Eve giderken alışveriş yapmayı unutur ve şimdi mutfakta emirler savurmaktadır. ‘’Ev ödevinizi yapın. Ellerinizi yıkayın. Okumanız gereken 15 sayfayı okudunuz mu? Onu masaya koyma. Onu odana götür. Masayı hazırla. Şimdi TV izlemek yok. Oyuncakları topla.’’ Kadın kendini eğitim çavuşu gibi hisseder. Neden kimse dinlemez veya yardım etmez?


Kadın mutfakta bir şeyler doğar ve çöpü açar. Gözleri karpuz büyüklüğünde olur. Erkek bu sabah da çöpü atmayı unutmuş! Erkek söz vermişti ama kadınını bir kere daha hayal kırıklığına uğrattı!


Kadın küser! Neden erkek ona düşen şeyleri yapmıyor?


Daha sonra bir parça domates kadının yeni beyaz bluzunun üstüne gelir. Video oyunlarının sesi, bang! Bang! Bang! Kimse çalan telefona cevap vermez. Kadın çok iş varmış gibi hisseder ve eğlenceli bir şey göremez. Hayatta günlük işlerden başka bir şey var mı? Neden mutlu değilim?


Kadın tam o dakikada mutfağa girer ve der ki ‘’tatlım yorgun gözüküyorsun. Sana yardım etmeme izin ver.’’


CİDDEN, bana yardım mı etmek istiyorsun? Bu senin de hayatın diye cevap gelir.


Peki ne oldu? Bu kadın ve erkeğin arasındaki iletişimsizliğin klasik bir örneği. Kadınlar genellikle nasıl yardım isteyeceklerini bilmezler ve bunun nedeni genel olarak bizim ‘’yardım’’ kelimesine dayanamadığımızdandır ve kimse bize nasıl sorulacağını öğretmediğindendir.


Erkekler genel olarak ne yapmaları veya ne söylemeleri konusunda ipucuna sahip değillerdir. Eğer bir erkeğin ‘ben sadece bir erkeğim’’ dediğini duyduysanız, o bu anlama geliyor. Erkekler yardım istenilmediği sürece yardım teklif etmezler; bu da erkek kodu. Kadınına yardım teklif etmek doğuştan gelen bir seçim değildir.


Kendinizi ve partnerinizi desteklemek için size üç tavsiyem var. İlki ‘’yardım’’ kelimesini ‘’destek’’ ile değiştirin. Sana şu an nasıl destek verebilirim? Cümlesi ‘’sana yardım etmeme izin ver’’ cümlesinden çok daha iyi. ‘’Bana şöyle destek verebilirsin’’ diye de cümle tamamlanabilir. Bu tabii ki de ‘’bu senin de hayatın, bana yardım etmiyorsun, ne yapman gerektiğini biliyor olmalısın’’ sonucundan daha iyi.


Ses tonunuzu agresiften karşılıklı konuşmaya çevirin.


Devamlı olarak sözlü ipuçları kullanın ve pozitif eklendirme yapın: ‘’….. beni iyi hissettiriyor.’’ Bu sayede kadın kendisini iyi hissettiren şey hakkında iletişim kurar ve erkekte onu mutlu yapacak şey hakkında ipucuna sahip olarak heyecanlanır. Hatırlayın, Mutlu Kadın Mutlu Dünya demek!


Bu fikirler aynı zamanda iş dünyasında da kullanılabilir. Yalnız hissetmekten ve başınızın çaresine bakmak zorundaymışsınız gibi hissetmektense ÖNCELİKLE diğerlerini destekleyin ve NASIL DESTEK istenileceğini öğrenin.


Başarılı iletişimin anahtarı güzel ve doğal bölgeyi bulmaktır. Bir dahaki yazımda bu konu hakkında daha çok konuşacağız. Ama şimdilik lütfen benim tavsiyelerimi deneyin.



Kadınlara Yanlış Şeyleri Söylemekten Kaçınmanın Yolları

12 Ekim 2015 Pazartesi

Daha İyi Geri Bildirim sağlamak İçin 5 İpucu

Eğer bir takım yönetir veya liderlik ederseniz veya kendi işinizi yürütürseniz; çalıştığınız insanlara yapıcı ve doğru zamanlı geri bildirim sağlarsanız elde ettiğiniz sonuçların kalitesini son derece farklı olacaktır.


Yapıcı geri bildirim konuşmasının nasıl yapılması gerektiği hakkında bilgi sahibi olmamak günümüzde büyük bir sorun haline gelmiştir. Hatta geri bilidirimin nasıl yapılacağı ile ilgili emin olamamak yaygın bir şeydir ve birçok yönetici basit bir şekilde bundan kaçınır! Büyük ihtimal takım üyeleri alınırlar diye veya gereksiz çatışma yaratmaktan kaçınıyorlar.


Geri bildirim, bir iletişim ve liderlik aracıdır. Geri bildirimin rolünü anladığınız zaman inanıyorum ki takımınızı güçlendirmek ve teşvik etmek için gereken yönetim becerileri kullanabilecek potansiyel mevcut olacaktır.


Eğer çatışmadan kaçınmaya eğilimliyseniz ve geri bildirim vermekte pek iyi değilseniz, işte bu kritik liderlik yeteneğini geliştirmek için size bazı önerilerim:


Olumlu Geri Bildirim İçin 5 İpucu


  1. Hem pozitif hem de yapıcı geri bildirim sağlamayı unutmayın.

  2. Geri bildiriminizin doğru zamanda ve profesyonel olduğundan emin olun.

  3. Gerçeklere dayanın.

  4. Ne demek istediğinizi açıklamak için gözlemlerinizden örnekler verin.

  5. Geri bildirimi insana ve onların tercihlerine uyarlayın.

Pozitif geri bildirim ile başlayın


Eğer geri bildirim vermekte iyi değilseniz size daha kolay bir geri bildirim tipi ile başlamanızı öneririm. İstediğiniz performansı övün. Pozitif geri bildirim dediğimde “harikasın” veya “yaptığın mükemmeldi” tarzı geri bildirimden bahsetmediğimi biliyorsunuz! Ben anlamlı ve pratik olan geri bildirim türünden bahsediyorum; ANINDA!.


Örneğin: Eğer birisi girişimci özelliklerini kullanarak harika işler yapıyorsa ve problemi çözüyorsa veya müşteriye yardımcı oluyorsa veya iş süreçlerine zaman kazandırıyorsa o zaman teşekkür edin. Bunu olabildiğince hızlı yapın ve ona işe büyük katkısı olduğunu ve bunun değerini bildiğinizi,takdir ettiğinizi bildirin.


Başka bir örnek: Eğer birisi işimde ulaşmaya çalıştığım amaçlara yönelik  fikrini paylaşıyorsa veya fikri varsa ona her zaman “düşünce tarzını seviyorum” derim. Bu onların düşüncelerine değer vermek, düşüncelerini teşvik etmek için her zaman  basit ve etkili bir yoldur.


Yapıcı geri bildirim vemek her zaman kritik bir süreçtir.


Bir yönetici ve lider olarak insanlara yanlış bir şey yaptıklarında bunu bildirmek tabii ki sizin sorumluluğunuzdur. İletişim ve geri bildirim alışverişi neredeyse her zaman göz ardı edilir. Müşterilerimden biri ile çalışmaya başladığımda, iş sahibi 8 ay boyunca takım üyelerinden birinin performansından memnun değildi ve bunu geri bildirim yoluyla çözmeye çalışmadı. Bu çok ekstreme bir örnek ve o zamandan beri işler değişti. Hızlı gelişme kaydeden aile şirketleri için de insan kaynakları yönetimi, liderler için odaklanacak en son nokta olabilir.


Doğru Zamanda Geri Bildirim sağlamak


Birisine bir  hafta önceden olmuş bir olay hakkında geri bildirim vermek olayın olduğu anda veya devamındaki 24 saat içerisinde verildiği gibi etkili olmaz. Zamanında yapılmayan övgülerde pek bir işe yaramayacaktır. Bu aynı zamanda konuşmanız ve dikkat edilmesi gereken konular için de geçerlidir. Evet bazen rahatsız edici olabilir ama ne kadar çok pratik yaparsanız bu konuda o kadar çok iyi olursunuz.


Topla oynayın, insanla değil


İlk insan kaynakları yöneticiliğimde ve liderlik yaptığım zamanda nasıl geri bildirim verilmesi gerektiğine dair harika tavsiyeler aldım. Bu, konuya ve gerçeklere odaklanmak anlamına geliyor! Kişiye değil! Eğer geri bildirim sağlamaktan ne gibi bir iş sonucu beklediğiniz konusunda net bir fikre vardıysanız sağladığınız geri bildirim daha az duygusal olur ve geri bildirim verdiğiniz kişiye daha çok anlam ifade eder.


Yaklaşımınızı uyarlayın & Kanıt Sağlayın


Geri bildirim almada herkesin deneyimi ve konforu farklıdır. Bu sizin takımınıza teşekkür etmek ve onları ödüllendirmek, aynı zamanda edindiğiniz yaklaşımla motive olduklarından emin olmak için gidebileceğiniz en iyi ve en kolay yoldur. Geri bildirim verirken olabildiğince çok örnek verin. Eğer birisinin işe olan yaklaşımları hakkında genel konuşursanız bu ne anladığınızı anlamaları konusunda işi zorlaştıracaktır.


İşte bir örnek: Bazı insanlar halk tarafından tanınma konseptini severken bazı insanlar da bunu utanç verici ve rahatsız bulurlar ve özel bir konuşma yapmayı, kişisel olarak bilgilendirilmeyi ve katkıları için teşekkür edilmeyi tercih ederler. Eğer takımınızın ne tercih ettiğinden emin değilsiniz, onlara mutlaka bunu sorun!


Şunu kesinlikle yapmayın! Çalışanların düşünce okuyuculuğunu yapmayın! “ben olsaydım şöyle düşünürdüm” demeyin!



Daha İyi Geri Bildirim sağlamak İçin 5 İpucu